Kişisel Gelişim

Şüphe Duygusunun Sizi Ele Geçirmesine İzin Vermeyin

Yazar:  | 

 

Sevgili okurlar;

Bugün sizlere şüphe duygusundan bahsetmek istiyorum. Şüphe, insanın içini kemiren bir duygudur. Şüpheci insanlar hiçbir şeyden emin olamaz, her an tetikte yaşarlar. Herkesi kendileri için bir tehdit olarak görürler. Aslında şüphe duygusu abartılı bir hal aldığı zaman ruhsal bir hastalık haline dönüşür. Bu tip insanlar kendilerinden de emin olamazlar, sürekli takıntılar geliştirirler.

Şüphe oldukça negatif bir duygudur, aslında altında kendine güvenmemek vardır

Ben güvenilmezsem kimseye güvenilmez düşüncesi, başkalarından şüphe etmemize sebep olur. Bu tür insanlar ne ailelerine ne de dışardaki insanlara güven duyamazlar. Anne ve babalarına, kardeşlerine, akrabalarına, arkadaşlarına, evlenip aile kurduktan sonra eşlerine, çocuklarına, etraflarında olan hiç kimseye güven duyamazlar. Şüphe duygusu bu insanların hayatlarını adeta felç eder. Çalışma hayatlarını da şüphe duygusu olumsuz yönde etkiler.

Şüpheci insanlar yaşları ilerledikçe ve tedaviyi kabul etmedikleri için daha da takıntılı hale gelirler

Çalışma hayatları da şüpheci yaklaşımları ve insan ilişkilerinde başarılı olamadıklarından bitmeye başlar. Maddeye bağımlı oldukları için etraflarında bulunan insanları parayla kontrol etmeye çalışırlar. Birlikte yaşadıkları insanları da kendilerine benzetmeye isteklidirler. Her şeyi ve herkesi eleştirirler fakat kendilerinin eleştirilmesine tahammül edemezler. Çocuklarını yetiştirirken onlara, insanlara güvenmemelerini, başka insanların onları kıskandıklarını empoze etmeye çalışırlar. Kendi içlerinde yeterlilik hissedemedikleri için çocukları üzerinde baskı kurmaya başlarlar. Okulları konusunda onları sürekli başarılı olmaya zorlarlar. Kendi öz güvenleri gelişmediği için, çocuklarının da öz güvenlerinin gelişmesine yardımcı olamazlar.

Yetersizlik hissi, şüpheci anne veya babalar tarafından yetiştirilen çocuklarda oldukça fazladır

Başarı ile ilgili ciddi korkuları vardır. Bu nedenle çocuklarının okulda yüksek notlar almalarına odaklanırlar. Onlar için başarılı çocuk aldığı nottan belli olur. Okul başarısının çocuklarına özgüven kazandıracağını zannederler. Sürekli kendi çocuklarını başka çocuklarla kıyaslarlar. Kendi içlerinde emin olamadıkları için çocuklarını bazen yüceltirler, bazen aşağılarlar. Hiçbir zaman dengeleri yoktur, sadece başarı odaklı oldukları için, çocuklarına verdikleri zararın farkında bile değillerdir. Eşlerine ve çocuklarına ceza vermeye eğilimlidirler. Onları tehdit ederek kontrol etmeye çalışırlar.

Sürekli övünür, yaptıkları her şeyi abartırlar

Altında öz güven eksikliği olduğu için insanlardan onay alma ihtiyacı duyarlar. Onları eleştirmeye kalktığınızda çok kızarlar, kendilerine övmeye başlarlar. Sizinle başa edemediklerinde ise şiddet göstermeye eğilimlidirler. İnsanları yanlış anladıkları için, sizin de onları yanlış anladığınızı düşünürler. Bir türlü kendilerinden emin olamamaları, içten içe suçluluk duygusunu da tetikler. Evlerine gelen insanlara güvenmezler, özellikle eve gelen hizmetlilerin eşyalarını çalmasından ve eşyalarını temizlerken onları bozmalarından da korkarlar.

Malları çok kıymetlidir, en yakınlarıyla bile paylaşmak istemezler

Evde diğer yaşayan kişilerin mallarını bozmalarından korkarlar. Kimsenin eşyalarına dokunmasını istemezler. Onların eşyalarını temizlemek isteseniz bile buna müsaade etmezler. Bazıları çok titiz, bazıları ise çok dağınık da olabilirler.

Şüpheci olmaları onları o kadar güvensiz bir hale sokmuştur ki, her şeylerini kaybedip dımdızlak ortada kalmaktan çok korkarlar. Bu durum yaşamlarını olumsuz yönde etkiler eşyalarının nöbetini tutmaktan hayatı yaşayamaz hale gelirler. Şüphe duyguları, etraflarında dostları olmasını da engeller, genelde hiç arkadaşları yoktur ve yalnız olmaktan rahatsız olmazlar.

Bu duyguya kapılmak istemiyorsanız, yerine sevgi koymanız için etkili bir çalışma:

Gözleriniz kapalı, içinizden üç sayarak burnunuzdan nefes alın, altı sayarak burnunuzdan nefes verin. Bunu üç kez tekrarlayın ve gevşediğinizi hissedin.

İçinizden şöyle deyin:

‘’Ben şüpheciyim, ben kendimi şüpheci olduğum halimle de kabul ediyorum ve seviyorum’’ deyin.

Şüpheciliğinize bir renk ve şekil verin, kalbinizden bir kapakçık açın ve şüpheciliğinize uçuk pembe ışıklar akıtın. Yavaşça akış hızlansın, dönüş de hızlansın, uçuk pembe bir ışık topu oluşsun, oldu bile diyerek evrene atın ve derin bir nefesle gözlerinizi açabilirsiniz. Sevgi ve ışık yolunuzu aydınlatsın.

Ufuk Tuğutlu

Enerji Terapisti, Nefes Koçu

Instagram: ufuk_tugutlu

Facebook: AlphaNefesi

Sohbet

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir