Kişisel Gelişim

Kıskançlık Duygusu Seni Bitirmesin

Yazar:  | 

Sevgili kendime iyi bakıyorum okurları;

Bu hafta kıskançlık duygusundan bahsetmek istiyorum. Kıskançlık daha çok küçükken ailenin çocuklar arasındaki kıyaslamasıyla başlar. Her çocuğun farklı yetenekleri, farklı davranış şekilleri vardır. Ailelerin kardeşler arasında kıyaslama yapması çocuğun kıskançlık duygusunu tetikler. “Kardeşin senden daha iyi”, “benim sözümü dinliyor”, “ben onu senden daha akıllı buluyorum”, “seni cezalandırdım, ama kardeşini ödüllendirdim” gibi sözler çocuğunuzda uzun vadede derin izler bırakıyor. Veya komşunun çocuklarıyla kendi çocuğumuzu kıyaslamak, çocuğunuzun kendine olan güvenini zedeliyor, sevilmediğini, onaylanmadığını düşündürüyor. Çocuklar övülmediği, hatta yerildiği için kendisiyle kıyaslanan kişiyi kıskanıyorlar.

Her insan onaylanmak ister

İnsan, egosu dolayısıyla, bir başkasıyla kıyaslandığında diğerini kıskanır. Çocuk daha küçücükken kıskançlığı öğrenir. Büyüdükçe, okul hayatında da arkadaşlarıyla kıyaslanır. Ailesi ya da öğretmenleri tarafından kıyaslama devam eder, hatta bazen kendisini diğer insanlarla kıyaslamaya başlar. Kıyaslama hayatın her alanında vardır, iş hayatında da devam eder. Dostlar arasında kıyaslama vardır ve tüm bu kıyaslamaların sonucu kıskançlığı doğurur. Anne ve babaların, çocuk yetiştirme konusunda eğitilmesi çok önemli. Çocuğun kendi değerini alabilmesine yardım etmeliler. Onu başkaları ile kıyaslamak yerine, yeteneklerini ortaya çıkartması için ihtiyacı olan şeyleri tespit etmeliler. Çocuğu onayladıklarını ve onu çok sevdiklerini hissettirmeleri gerekir. Eğitimin imtihanla değil, çocuğun yeteneğine göre desteklenmesi gerekir.

Hayatın gerçek akışında farklılık vardır ama kıyaslamak yoktur

Sahte davranışlar yerine herkesin gerçek doğasından gelen yeteneklerini ortaya çıkartmalıyız ki yaşamı zenginleştirelim. Farklı var oluşlar yaşamın daha doğal, daha saf, daha gerçekçi akmasını sağlar. Kıskançlık yok edici bir duygu; hem insanın kendisine zarar veriyor hem de bütüne zarar veriyor. Kıskançlık bir toplumun ilerlemesini önler. Ebeveynler, çocuklarının duygusal anlamda ve yetenekleri konusunda bu imtihan sisteminden ne kadar zarar aldığının fakında bile değiller. Sistem var olan yetenekleri yok ediyor aslında. Kıyaslanan, yarışta olan herkes korkar. Korku yok edici bir duygu. Düzen kendi içinde insanları kıyaslayıp yargılayarak ezberci robotların oluştuğu kıskanç, yargılayan, sevgisiz insanlar yaratıyor. Çocukları yarış sisteminin elinde oyuncak edip mutsuz zavallılar haline dönüştürüyor. Belki de çocuk hayatının bir döneminde bunalıma girerek aldığı eğitimi yok sayıp, ailesinin tasvip etmeyeceği bir yaşam biçimini seçecek. Böylece yaşamdan intikam aldığını düşünecek. Onun mutsuzluğu kuşkusuz ailesinin yüreğinde büyük bir acı yaratacaktır.

Yaşamda en önemli şey mutluluktur

İnsan doktor da, mühendis de, mimar da, matematikçi de, bankacı da, öğretmen de olsa, mesleği ne olursa olsun öncelikle mutlu olmak ister. Bazen aileler çocuklarını lüzumsuz bir şekilde dolduruşa getirirler. Çocuğu dolduruşa getirmek, yargılamak kadar zararlıdır.Kendini lüzumsuz bir şekilde diğer çocuklardan üstün görmesine neden olur.  Gene kıyaslama içindedir diğer çocuklarla kendini. “Ben onlardan üstünüm” duygusu, aşağılanmak kadar zarar verici oluyor. Gerçeklikten uzak olan her şey çocuğa zarar veriyor. Çocukların duygusal dünyasını gerçekçi bir şekilde destekleyen davranışlar, öncelikle kendilerini oldukları gibi kabul etmelerini sağlar. Aslında yaşamın kendi içinde zeka vardır ve biz yaşamın içinde farkındalıkla akarsak bu zekayla bir oluruz.

Şimdi, içinizdeki kıskançlıkla barışmak için küçük bir çalışma 

Gözleriniz kapalı, içinizden üç sayarak burnunuzdan nefes alın, altı sayarak yine burnunuzdan nefes verin. Bunu üç kez tekrarlayın ve gevşediğinizi hissedin. 

İçinizden şöyle deyin: 

‘’Ben kıskancım, ben kendimi kıskanç olduğum halimle de kabul ediyorum ve seviyorum’’. 

Kıskançlığınıza bir renk ve şekil verin, kalbinizden bir kapakçık açın ve kıskançlığınıza uçuk pembe ışıklar akıtın. Yavaşça akış hızlansın, dönüş de hızlansın. Uçuk pembe bir ışık topu oluşsun, oldu bile diyerek evrene atın ve derin bir nefesle gözlerinizi açın.

Sevgi ve ışık yolunuzu aydınlatsın. 

UFUK TUĞUTLU
Enerji Terapisti, Nefes Koçu

Instagram: ufuk_tugutlu

Facebook: AlphaNefesi

 

 

 

 

Sohbet

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir