Kişisel Gelişim

Hayatı kontrol altına almaktan vazgeç!

Yazar:  | 

Sevgili okurlar;

Bugün sizlere kontrol etmekten bahsetmek istiyorum. Biz hayatı kontrol edebileceğimizi zannederiz. Aslında hayat son derece doğal ve saf bir şekilde akar. Hayata güvenmediğimiz için her şeyi kontrol altında tutmak isteriz ve kendimizi birlikten ayırdığımız için kalkanlar oluştururuz. Bu şekilde, kendimizi ve yakınlarımızı koruduğumuzu düşünürüz. Biz ne kadar uğraşırsak uğraşalım, yaşam bizi de etrafımızdakileri de kendi istediği yöne götürür.

Hayat aynı ışığın yanması gibi

Aslında hayata gelme amacımız tekamül etmek olduğu için korunmaya değil, her şeyi deneyimleyip yaşayarak öğrenmeye geldiğimizi unuturuz. Hayata geldikten sonra bu amacımızı unuttuğumuz için korkularla etrafımızda oluşturduğumuz kalkan, yaşam deneyimini doğru bir şekilde edinmemizde bize engel olur. Hayat aynı ışığın yanması gibi, içinde eksi ve artıları barındırır. Bizler eksi ve artıyı deneyimleyerek aydınlanmaya ulaşırız.

Ego; her şeyi iyi ve kötü olarak sınıflandırır

Ego, sürekli etrafımızı yargılar, duygularımızı bastırarak yaşarız. Kendi duygularımızı bastırdığımız gibi, etrafımızdaki insanları da kontrol altında tutarız. Kontrol duygusu, konservatif aile ortamları içinde yetişen kişilerde çok daha gelişkin olur. Ayıpların ve günahların çok olduğu ortamlarda kişiler duygularını bastırmak zorunda kalırlar. Sapkın duygularımız kendimizi suçlamamıza neden olur. Bu duyguları gizli tutmak için bastırıp bilinçaltına atarız. Fakat duygu bastırıldığı için enerjisi bizden etrafımıza yansır ve aynalarımızın bize görmek istemediğimiz duyguları yansıtmasına neden oluruz. Korktuğumuz ve görmek istemediğimiz duyguları yakınlarımızda görmek bizi daha çok kızdırır. Bunu önlemek için her şeyi kontrol altında tutmaya çalışırız ve bu bizi çok yorar. Yanlış yapmaktan korktuğumuzda hayatın gerçeğine direnç göstermiş oluruz, çünkü yaşam yanlış ve doğru olanı içinde bulundurur.

Yargılayan yaşam değildir, sadece insan yargılar

İçimizde olan duyguyu saklamak, kendi gerçeğimizi görmek istememek ve ona direnmek duygunun enerjisinden bizi kurtaramaz. Biz duyguyu kontrol etmeye çalışsak da sadece bastırırız, duygu bastırıldıkça sıkışır ve bize depresif haller yaşatır. Kendini ifade etmekten çekinen bir toplum sürekli kontrol etmek, edilmek durumunda kalır. Kontrol için verdiğimiz enerji bizim kendi hayatımızda iyi şeyleri yaratmamız için harcayacak enerjiyi tüketmemize sebep olur. Duygularımızla olan bağlantımız kesilmeye başlar, kendi isteklerimizi fark edemediğimiz için robotlaşırız, kontrol duygusu gelişmiş toplumlar çok kolay bir şekilde kontrol edilir hale gelirler. Farkında olmadan toplumun kurallarının kurbanı olmuşlardır. Acı olan, bilinç düzeyinde bunun farkında bile olmadıklarıdır.

İşte, kontrolcülük için yararlı bir uygulama;

Gözleriniz kapalı, içinizden üç kez dört sayarak burnunuzdan nefes alıp, içinizden sekiz sayarak burnunuzdan nefes verin, iyice gevşeyin:

“Ben kontrolcüyüm.

Ben kontrolcü olduğumu kabul ediyorum.

Ben kontrolcü tarafıma direnmeyi bırakıyorum.

Ben kontrolcü tarafımı yok edemem.

İçimdeki kontrolden Allah’a sığınıyorum.

Kontrolcülüğümün sevgiye dönüşmesine izin veriyorum” deyip, kontrolcülüğünüzün hangi renk ve şekilde geldiğini görün. Kalbinizden bir kapakçık açın ve ona tozpembe ışıklar yollayın, yavaşça dönsün ve dönüş hızlansın. Pembe bir ışık topuna dönüşsün, oldu bile diyerek evrene bırakın gitsin.

İçinizden:

“Ben kendimi, şu anda olduğum halimle tam olduğum gibi kabul ediyorum ve tam olduğum gibi seviyorum. Ben kendimi kontrol duygum olduğu halimle de kabul ediyorum ve seviyorum” deyin.

Sevgi ve ışık yolunuzu aydınlatsın.

Ufuk Tuğutlu
Enerji Terapisti, Yaşam Koçu, Reiki Master, Nefes Koçu

Instagram: https://www.instagram.com/ufuk_tugutlu/

Facebook: https://www.facebook.com/AlphaNefesi/

 

Sohbet

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir