Psikoloji

Herkesin Canı Yanmıştır Muhakkak!

Yazar:  | 

Herkesin canı yanmıştır muhakkak . .
Ve herkesin canını yakan birileri vardır bu hayatta.
Eşin, dostun, evladın, aşkın, akraban, konu komşun hatta canın kanın olan annen ve baban…
İnsanın “can” dediklerinin de canını yakıyor olması hiç kolay olmuyor. Olmaz da…
“Can” dediklerin öyle bir iz bırakır ki insanın yüreğinde. Zaman geçse de, yaran iyileşse de koca bir “iz” kalır geriye…

Bu hayatta yol almak, yol alabiliyor olmak öyle zor… Ve öyle sancılı ki…
Bazıları hak, hukuk yiyerek yürür bu yolda,
Bazıları “ah” alarak,
Bazıları, bir yetimin göz yaşını akıtarak,
Bazıları ihanet ederek,
Bazıları karşısındakini can evinden vurarak,
Bazıları, birilerinin boğazında düğümler bırakarak,
Bazıları da vicdanla, merhametle yol alır…
İlmek ilmek ördüm, derler. Yavaş yavaş, nefes ala ala…
Bazen insan bilmek istemez, bazen de “gerçekleri” biliyor olmak can yakar.
Hayatında alacağın her kararı terazine koy bakalım.
Bazen olmuyorsa olmuyor, der bırakırsın.
Ne uğraşırsın, ne de çabalarsın.
Arkanda bırakmak en güzeli ve en rahatıdır.
Bazen de bazıları için vazgeçmezsin.
Dişini tırnağına takar yine olmazları oldurmaya çalışırsın.

Fakat ben öğrendim ki…

Her insanın anlatmayı ve anlaşılmayı bekleyen bir hikayesi var.
Dinlemeyi bilirsen eğer.
Ben dinledim.
Öğrendim ki, insanların ayağını düşürenler, kaydıranlar, asla sağlam yürüyemezler.
Düşenler yine ayağa kalkar, yine sağlam yürürler fakat ne düştüklerini unuturlar ne de düşürenleri…
Affını kuldan değil, O’ ndan dile.
Sakın ola unutma, kalp kırmanın olmayan affını, kırdığın gönülden aldığın ahı, aldığın ah’ ların gözyaşlarını…

Sohbet

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir