Yaşam

Gizem Zor’un Dubai Gezisi

Yazar:  | 

İlk bölüm

Otelimiz Rox Cappadocia’nın, dünyanın en prestijli otel ödüllerinden “World Luxury Hotel Awards” ödülünü aldığını ve ödül gecesinin 2016 senesinde Katar’da düzenleneceği haberini alınca eşimle hemen Dubai ve Katar yolculuğu planlarımızı yapmaya başladık.

Her sene dünyanın farklı bir yerinde düzenlenen bu ödül gecesinin bu sene Katar’da olduğunu öğrenince açıkçası başlarda biraz hayal kırıklığına uğradım.

Dubai’den Katar’a, seyahatimizin son günlerinde ödülümüzü almak için geçip bir gece kalarak tekrar Dubai’ye dönmeye karar verdik. Nasıl olsa Dubai’de yapılacak çok fazla şey vardı. Dev gökdelenlerin olduğu, tarihinin olmadığı, doğal güzelliklerin yerini yapay güzelliklerin aldığı lüks ve ihtişam şehri Dubai, aslında beni oldum olası pek heyecanlandırmıyordu.

Kuzenimin uzun yıllardır Dubai’de yaşaması ve beni defalarca davet etmesine rağmen gitme fırsatını hep bir bahane ile ertelediğimi fark ettim.

Annemin kuzenimi görmek istemesini ve Alya ile ilgilenebileceğini fırsat bilerek, annemi de yanımıza alıp kuzenimin evinde kalmaya karar verdik.

Dubai vizesini internetten alabileceğimizi öğrenince hemen araştırıp vize işlemlerini tamamladık.

Dubai’de çöl ikliminin hakim olmasından dolayı, rahatça gezilebilecek en uygun zamanların ekim ve nisan ayları olduğunu söyleyebilirim. Biz ekim sonunda gittik. Uçağın indiği saatin gece yarısı olmasına rağmen havalimanından çıkar çıkmaz yüzümüze çarpan sıcak hava bizi gündüz saatleri için endişelendirmeye başlamıştı bile…

Dubai denilince akla ilk gelen şey lüks oluyor. Çölün ortasına öyle muhteşem bir yapı kondurulmuş ki, yapaylıktan hoşlanmayan bir insanın bile inanın hayran olmaması elde değil. Çölde vaha dedikleri bu olsa gerek dedirten cinsten…

Birleşik Arap Emirliği, 7 ayrı emirlikten oluşuyor. Bunlardan en yüksek nüfusa ve Abu Dhabi’den sonra en geniş yüz ölçümüne sahip olan Dubai, önceleri normal bir liman şehriyken 1969 yılında petrolün bulunmasıyla büyük bir hızla zenginleşmiş. Turizm ve inşaata yapılan inanılmaz yatırımlar sayesinde de, “en” sıfatı ile tanımlanan yapılara sahip şehir olma özelliğini kimselere bırakmamış.

Havalimanından eve dönerken, karanlığı sanki kocaman lunaparkların aydınlattığı, insanı adeta içine çekmek isteyen bir şehir karşıladı bizi. Arabanın camından bir yandan etrafı seyrederken, aklımda bir sürü düşünce uçuşmaya başlamıştı bile. Bazen bir şehrin, bir binanın, hatta o binanın üzerindeki ufacık bir detayın, belki bir yazının bile sizi alıp götürdüğü, hayal dünyanızı genişlettiği, size kattıkları inanılmaz… Alya’nın sesi ile irkilip düşüncelerimi bir bir kovuyorum. Bu ışıl ışıl şehri o da izlesin diye karşımızda şehrin neredeyse her ucundan fark edilen dünyanın en yüksek binası olan Burj Khalifa’yı parmağımla işaret ediyorum.

Hem Alya ile rahat edebilmek, hem de doya doya gezebilmek için araba kiralamaya karar veriyoruz. İlk gün havanın çok sıcak olması sebebiyle dünyanın en büyük alışveriş merkezi olan Dubai Mall’a giriyoruz. İçeriye girer girmez klimaların etkisiyle hissettiğim soğuğu tarif edemem. Kuzenimin tavsiyesi ile özellikle de Alya için yanımıza uzun kollu bir şeyler aldığımız için seviniyorum.

Birleşik Arap Emirlikleri vatandaşlarına Emirati deniliyor. Etrafta Arap kıyafetleri içerisindeki Emiratiler dikkatimi çekiyor. Erkekler beyaz uzun bir elbise, bayanlar siyah çarşaf giyiyorlar. Turist olarak ise istediğimizi giymekte serbestiz. Kısacık etekli turistlerle çarşaflı bayanlar yan yana yürüyor ve kimse kimseye bakmıyor, rahatsız etmiyor.

Dubai Mall dev akvaryumu, cafeleri, restoranları ve her markayı bulabileceğiniz mağazaları ile adeta bir alışveriş cenneti. İçeride üşüyüp biraz dışarıya çıkmaya karar verdiğimizde ise bizi gece ışıltısıyla karşılayan Burj Khalifa, yine tüm ihtişamıyla kendisini fotoğraf makinalarının kadrajına sığdırmaya çalışan turistleri adeta selamlıyor. Akşamüstü saat 6’dan sonra her yarım saatte bir Burj Khalifa önünde gerçekleşen suyun ışıkla görkemli dansını izlemeden oradan ayrılmayın. Biz akşam yemeği için havuza bakan restoranlardan birini tercih edip, Burj Khalifa’nın ışıltılı elbisesini üzerine geçirdiği saatlere tanık olup, suyun dansı eşliğinde keyifli bir akşam geçiriyoruz…

İkinci bölüm önümüzdeki günlerde sizlerle olacaktır.

Gizem Zor
Seyahat, Yaşam ve Stil Günlüğü

1 Yorum

  1. Cimcimeannesi

    7 Nisan 2017 kategori: 22:07

    Çok güzel bir yazı olmuş ikinci bölümü heyecanla bekliyoruz , teşekkürler🙏😍❤️

Sohbet

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir