Kişisel Gelişim

Bu Yöntemle Maddeye Esir Olmaktan Kurtulun

Yazar:  | 

Sevgili okurlar;

Bu haftaki yazım maddeye esir olmakla ilgili. Sadece yakınlarımızı kaybetmek değil, maddeyi kaybetmek de, yaşama güven duymadığımız için bizi korkutur. Paramızı kaybetmekten, hırsızın girip eşyalarımızı çalmasından, yoksun kalmaktan, kaybetmekten korkarız. Rekabete yönelik bir dünyada yaşadığımız için sürekli bir tehlike ve tehdit altında olduğumuzu hissederiz. Her an her şeyimizi kaybetme korkumuz derin bir şekilde içimizde varken, yaşama güven duymamız imkansız hale gelir. Tekelci zihniyetin yoksunluk duygusu, benlik duygusunu (ego) körükleyerek her şeyi tekeline geçirmeye çalışır. Ne kadar çok bir şeylere sahip olursak o kadar çok onu kaybetme korkumuz oluşur, bu duygu dünyada mutlu olmamıza engel olur. Var olan zenginliğimizi ayakta tutabilmek, bütün enerjimizi aldığı için, bunun keyfini sürecek enerjimizde kalmaz, bir süre sonra maddenin bizi esir etmiş olduğunu görürüz. İşine esir olan insanlar vardır, para kazanmaktan harcamaya vakit bulamazlar, sürekli kazanmakla meşgul olurlar. Çocuklarına, eşlerine zaman ayırmaları zordur, tatile bile gitmeye vakitleri olamaz, sürekli ertelerler. Onlar tatile giderse işlere kim bakacak, para var ama yaşam yok, yine kaybederler. Politikacılar kendilerini yaptıkları işe o kadar kaptırırlar ki, kendilerine ait bir hayatları kalmaz. Sürekli mücadele içinde geçen gergin bir hayat, protokoller, kendi isteklerini yapamadıkları, her an kendilerini kontrol ettikleri bir hayat insanı nasıl mutlu edebilir? Biz önemli olduğumuzu ve kendimizi ispat etmeye uğraşırken yaşam gelip geçiyor. İlelebet aynı boyutta kalmıyorsun. Bütün bunlarla uğraşırken kendine ait olan ne yapabilirsin? Sadece kendini ispat etmeye çalışmak, yaşamın kendisini yaşamamak demek olur. Madde, hayatımızı yaşamak için bir araç olmalı. Mutlu olmak adına, dünyanın güzelliklerinden faydalanmamız için bize lazım olan maddeyi, hayatımızın amacı yapmak her birimizi cehennemin içine sokuyor. Ben duygusu gelişkin olan biri her şeyden önce kendisi mutsuzdur. Kendine bir ayrıcalık vermek isteyen insan nasıl mutlu olabilir? Sürekli kendini ortaya koyan bir insanın önce kendisi mutsuz olur, ben duygusu sevgisizliği getirir. Egosu yüksek biri çok derinde kendini de sevmiyordur. Kendini bütünden ayırdığı için egosu kuvvetlenmiştir. Ego insanı ilkel yapar, aldığı eğitim ne olursa olsun, yaşamı algılayışı ve kendini ifade edişi bencil ve ilkeldir. Yaşamın kendisi bütüncüldür, ego yaşamın bütünselliğini bozduğu için ilkeldir. Şu andaki dünya sistemi kendini geliştirmek ve değiştirmek zorunda. Artık dünya eski boyutta değil. Eski ilkel zihniyeti bırakıp daha bütüncül bir zihniyetle yaşamı yeniden gözden geçirip yeni bir bilinç yarattığımızda hep birlikte bu dünyada mutluluğu yaratabiliriz.

Esir olma korkunuzu dönüştürecek bir meditasyon:

Gözleriniz kapalı, üç sayarak burnunuzdan nefes alın, altı sayarak burnunuzdan nefes verin. Bunu üç kez tekrarlayın ve gevşediğinizi hissedin. Sesli olarak ya da içinizden şöyle deyin:

‘’Esir olma korkumun farkındayım,

Esir olma korkuma direndiğimi kabul ediyorum.

Esir olma korkumun sevgiye dönüşmesine izin veriyorum.’’ deyin

Esir olma korkunuzun hangi renk ve şekilde olduğuna bakın. Kalbinizden bir kapakçık açın, esir olma korkunuzun üstüne uçuk pembe ışıklar akıtın ve bu korkunuzu uçuk pembe rengine dönüştürün. Gözünüzün önünde yavaşça dönmeye başlasın, dönüş hızlansın, pembe bir ışık topu olsun. Oldu bile diyerek evrene fırlatın gitsin.

İçinizden ya da dışınızdan:

‘’Ben özgürüm.

Ben özgür olduğumu biliyorum ve inanıyorum.

Ben özgür olduğumu kabul ediyorum.

Ben özgür olduğum için kendimi takdir ediyorum.

Ben özgür olduğum için şükrediyorum.’’

Diyerek derin bir nefes alıp vererek gözlerimizi açalım.

Sevgi ve ışık yolunuzu aydınlatsın.

Ufuk Tuğutlu

Sohbet

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir