Psikoloji

Bu Tip Davranışların Temeli Çocuklukta Atılıyor!

Yazar:  | 

Bugün ne yazık ki haberlerde çok sık rastladığımız, etrafına zarar verme eğiliminde olan insanların çocukluk çağında sergileyebileceği davranışlardan bahsetmek istiyorum. Aslında bu durumun çocukluktan sinyallerini verdiğini, ileride de sergileyeceği ve sonuçları ağır olabilecek davranışlara yol açar. Hepimizin canını acıtan hayvan, çocuk istismarı aslında istismarın her türlüsü ileride halk dilinde sosyopati veya psikopati olarak adlandırılan durumlara dönüşebilir. Bu nedenle davranış bozukluğunu ele almanın önemli olduğunu düşünüyorum. Ne kadar erken fark edilirse ve önlemleri ona göre alınırsa ileride kendisine veya kendinden güçsüz olan bir başkasına vereceği zararı minimalize etmiş oluruz.
Davranış bozukluğu, davranışların kontrolsüzce sergilenmesidir. Kişi toplumsal normlara ve kişisel hakları ihlal eden davranışlar bütününe sahiptir. Bunlar genellikle kanunlar önünde suç sayılan tutum ve hareketleri içerir. Bu davranışların içinde şiddet eylemleri, saldırganlık, yalan söylemeye meyil, mala zarar verme gibi eylemler bulunmaktadır. Bu davranışlar ergenliğe veya çocukluğa bağlı davranışlar değildir, daha sık tekrarlanan ve ciddiye alınması gereken durumlardır. Davranış bozukluğu olan çocuklar davranışlarında aşırılık gözlemlenir ve genellikle yaptıkları eylemlerden pişmanlık duymazlar. Bu çocuklar incelendiğinde çoğunlukla empati yeteneğinden yoksun oldukları gözlemlenmiştir. Yani karşısındakinin duygularını anlayamaz ve ona göre davranamazlar. Sosyal normlara uymada veya kendi isteklerini ötelemede zorluk yaşarlar. Herhangi bir ters durumla karşılaşıldığında öfkeleri yıkıcı sonuçlar verir.
Davranış bozukluğu olan kişilerde küçük yaşlarda hayvana karşı fiziksel şiddet uyguladıklarını görürüz, aynı zaman da eşyaya zarar vermek, kundaklamaya yönelik hareketler, öfkenin bir anda ve aşırı yaşanması, başka insanlara sözel veya fiziksel zarar verme gibi örnekleri de görebiliriz. Bu gibi davranışların kökenine bakıldığında genetik ve çevresel faktörlerin etkili olduğunu söyleyebiliriz. Ailesinde ruhsal veya fiziksel şiddet görmüş olan çocukların bu tip davranışları daha sık tekrarladığı bilinen bir gerçektir. Ailede temel bakım ve sevgi ihtiyacı karşılanmamış çocuklar, ileride kendilerinden güçsüz olarak gördükleri canlılara zarar verme eğiliminde olabilirler. Empati becerileri tam olarak gelişmediğinden dolayı da zarar verdikleri insanların yaşayabileceğini anlama kapasiteleri oldukça azdır.
Bugün ne yazık ki gündemimizde olan çocuk istismarı konusunda bilinçlenmek ve bu gibi konuların daha az gündemimizde olabilmesi için çocuklarımızı yetiştirirken dikkat etmemiz gerekir. Davranış bozukluğu çocukken tedavi edilmediği takdirde antisosyal kişilik bozukluğuna doğru gidebilir. Bu nedenle çocukken bazı durumları fark etmek ve tedavi olmasını sağlamak, ileride yaşayacağınız çok daha kötü durumları engelleyici bir etmen olabilir. Biliyorum ki aileler için çocuklarının durumunu kabul etmek zor olabilir, ama öfkesini kontrol edemiyorsa, herhangi bir eşyaya veya bir canlıya zarar veriyor ve bundan pişmanlık duymuyorsa mutlaka ve mutlaka bir uzman yardımı almanız gerekmektedir. Ne kadar erken tedaviye başlanırsa o kadar erken sonuç almanız söz konusu olur.

Sohbet

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir