Güzellik

Meme Küçültme Ameliyatından Önce Bilmeniz Gerekenler

Yazar:  | 
Göğüslerin büyük olması sırt ağrısı, boyun ağrısı ve parmaklarda uyuşma gibi şikayetleri de beraberinde getirebilmektedir. Bunu yanında büyük göğüsler fiziksel aktiviteyi kısıtlamakta ve günlük yaşamı olumsuz etkilemektedir. Amerika’ da yaklaşık 1 milyon kadının bu durumdan etkilendiği düşünülürse, Türkiye’de de ortalama 400 bin kadının bu durumdan etkilendiği düşünülebilir.

Bazı kadınlar bu tip şikayetlerin farkında olabildikleri gibi bazıları ise şikayetlerinin sebebini tam olarak anlayamamaktadır. Kullanılan sıkı giysiler göğüsleri olduğundan küçük göstermekte ancak ölçümler yapıldığında gerçekte en az 1 beden daha büyük oldukları ortaya çıkmaktadır.

Meme dokularının normalden büyük olması göğüs bölgesine fazla yük bindirmekte genç yaşlarda fazla yük çok rahatsız etmezken yaş ilerledikçe sağlık sorunları ön plana çıkmaktadır. Bazen torasik outlet sendromunda görülen kolların çabuk yorulması ve ellerde uyuşma gibi şikayetler ortaya çıkmaktadır. Göğüslerin ağırlığı ile sutyen omuzlara baskı yapmakta ve sinirlerin baskıya maruz kalması da ağrı ve uyuşmalara neden olabilmektedir. Zaman içerisinde omurgalara artan oranda yük binmesi omurgalarda deformasyonlara neden olabilmektedir.

Bu şikayetlere ek olarak baş-boyun ve omuz ağrıları ve nefes almada yeterince rahat olamama gibi sorunlar görülebilmektedir.

Memelerin büyük olması genetik yada sonradan fazla kilo alınmasına bağlı olabilir. Ergenlik döneminde hormonlara aşırı duyarlılık olması da erken yaşlarda meme büyüklüklerine neden olabilmektedir.

Meme büyüklüğüne bağlı şikayetler ilk aşamada fizik tedavi, ağrı kesiciler ve ergonomik önlemler alınması ile düzeltilmeye çalışılmaktadır.

Ancak bu tedavi yaklaşımları faydalı olsa da kalıcı ve kesin çözüm olamamaktadır. Nedenleri ortadan kaldırmak için meme küçültme uygulamalarının yapılması gerekmektedir.

Yapılan çalışmalarda ileri derecede deformasyon gelişmeden önce yapılan meme küçültme ameliyatlarından sonra şikayetlerin büyük oranda düzeldiği görülmüştür.

2018 yılında ABD’de 40 binden fazla meme küçültme ameliyatı yapılmış ancak ülkemizde ne kadar yapıldığı kesin olarak bilinmemektedir.

Meme küçültme ameliyatları hastanın yaşı, doğum yapıp yapmadığı, meme boyutları ve beklentilere göre şekillenmektedir. Bazı kişilerde meme bezi dokusu fazla iken özellikle kilo almaya bağlı meme büyüklüğü olanlarda yağ dokusu daha fazla olmaktadır.

Meme küçültme ameliyatı nispeten fazla deneyim gerektiren ameliyatlardan olmakla birlikte uygun şekilde yapıldığında çok iyi sonuçlar alınabilmektedir. Meme küçültme ameliyatında deri, yağ ve meme bezi küçültüldüğü için oldukça güvenli ameliyatlardandır.

Meme küçültme ameliyatlarında çok fazla ağrı yada rahatsızlık görülmez. İlk birkaç günden sonra hastalar zorlayıcı olmayan günlük işlerini sürdürebilirler. Ortalama 3 hafta sonra normal aktivitelerine dönebilirler ve fizik egzersizlere başlayabilirler. Hastalar genelde beklediklerinden daha rahat bir ameliyat geçirdiklerini düşünürler.

Ameliyat izleri nerelerde olacak?

Şurası iyi bilinmelidir ki iz olmayan bir ameliyat yoktur. Ancak izler göz kapağı gibi bazı bölgelerde çok az kaldığı için belirsiz görünebilir. Ancak yüz bölgesinden uzaklaştıkça izler daha belirgin olmaya başlar. İzlerin belirgin olup olmaması genetik faktörlerle yakından ilgilidir.

Meme küçültme ameliyatında ise izler hastanın cilt yapısına, meme büyüklüğüne ve sarkma derecesine göre değişir. Çok büyük olmayan memelerde sadece memenin areola denilen kahverengi kısmının etrafında ve meme altına doğru uzanan dikey ameliyat izi olurken çok büyük memelerin küçültülmesinde azda olsa ters T şeklinde iz kalacaktır. Zamanla bu izler belli belirsiz hale gelecektir.

Meme küçültme ameliyatlarında hastaların büyük oranda memnun kaldıkları görülmektedir.

Avantajları dezavantajları

Meme küçültme ameliyatlarının meme kanseri riski ve meme grafilerini etkileyip etkilenmeyeceği ilk başlarda düşünülmüş daha sonra herhangi bir sorun olmadığı ortaya çıkmıştır. Yapılan çalışmalarda meme küçültme ameliyatı geçiren kadınlarda daha az meme kanseri görüldüğü tespit edilmiştir. Meme küçültme ameliyatı sonrası her ne kadar kanser riski azalsa da kanser riskini azaltma amaçlı yapılan bir ameliyat değildir.

Meme küçültme ameliyatlarından sonra meme ucunda duyu azalması yada kaybı teorik olarak mümkün olabilmekte ancak uygun yöntemlerle yapılan ameliyatlarda sıklıkla karşılaşılan bir sorun değildir. Ameliyat sonrası ilk zamanda kısmen duyu azalması olsa da zamanla düzelmektedir.

Meme küçültme ameliyatlarından sonra meme dokusu azaldığı için emzirme ihtimali ameliyat yöntemine göre değişiklik gösterebilir. Genellikle meme bezinin yağ dokusundan fazla olduğunda yapılan küçültmelerde sonra emzirme ihtimalinin daha az olduğunun bilinmesi faydalı olacaktır.

Sonuç olarak meme küçültme ameliyatı uygun olan kadınlarda bir çok avantajlar sağlamaktadır.

Sohbet

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir