İlişkiler

Takıntılı aşklar

Yazar:  | 
Hepinize merhaba,
Gönül bu! Kimin için çarpacağını bilemeyiz. Eğer siz de böyle söyleyenlerdenseniz, bu yazıyı muhakkak okuyun. Çünkü kime aşık olacağınıza bilinçaltınız karar veriyor.
Bir gün bir kadınla sohbet ederken, bana bir adama takıntılı bir şekilde aşık olduğunu söyledi. Durumundan hiç de hoşnut değildi. Ama kendini engelleyemiyordu. “Bütün arkadaşlarım bu adamdan kurtulmam gerektiğini söylüyor. Mantığım devreye girdiğinde ben de onlara hak veriyorum. Gel gör ki, her buluşma arasında bir daha onu görmeyeceğime karar vermişken, beni ilk aradığında koşarak buluşmaya gidiyorum.”

ERGENLİK ANILARI

Pek çoğumuzun ergenliği ve çocukluğu yaralıdır. Örneğin, o yaşlarda kiloluysak, kimsenin bizi beğenmeyeceğini düşünürüz. Hatta arkadaşlarımız arasında alay konusu olduysak, yetişkinlikte ne kadar kilo verirsek verelim, kendimizi hala şişman zannederiz. Bu yüzden belirli tip kıyafetleri psikolojik olarak giymekten kaçınırız. Yakışsa bile…

Bu kadının sevdiği adamla ilgili mini bir çalışma  yaptık. Ve fark ettik ki, aslında o adamın ilgisine muhtaç olan, kadının ergenlik zamanlarındaki hali. O, kilolu bulunduğu için alay edildiği zamanlara ait bir anıyı silmeye çalışıyordu. Kendisine uygun olmayan erkek ise, yazlık dönemlerinden, hep zayıf ve mükemmel vücutları olan kızlarla çıkmış, kendi kaslarına da aşırı önem veren bir adamdı. Ve onun kendisine verdiği ilgiden mutlu olan hala kendisini şişman zanneden ergenlik haliydi.

CİNSELLİK

Bu kadın, aslında aşık olduğu erkekle sevişmek de istemiyordu. “Ben onunla sadece sarılayım istiyorum. Ona karşı tuhaf bir sevgim var. Ama benimle sevişmesini ya da çok sık görüşmeyi talep etmiyorum. Hatta, insan neden az görüştüğü birisine aşık kalır diye kendi kendime soruyorum. Ama cevabını bilemiyorum.”
İşin iç yüzü, ergenlik çağındaki yaralarının, bu ilişkisinde rol oynadığını anlayınca ortaya çıktı. Ergen hali, sadece beğenilmek ve kabul görmek istiyordu. Bedeninin sevilmesini istiyordu. Tercih edilmek istiyordu. Ama sevişmek istemiyordu.

PARA VE ÇOCUKLUK YARALARI

Yıllar önce, babamın çocukluk anılarını dinliyordum. O zamanlar, aile içerisinde annesinin çok zorlukla kazandığı paralarla ekmek alırmış. Aile hep birlikte yaşar ve ortak sofra kurarmış. Fakat ailenin reisi olan büyük nine, babamın elleriyle aldığı ekmeği başka çocuklara verir, babama kuru ve bayat ekmek dilimlerini yedirirmiş.
Pek çok anısında, babası erken yaştayken vefat ettiği için, geri plana atılmak vardı. Babacığım, yıllarca, para konusunda hesapsız ve kendini sabote eden kararlar vermiştir. Para ile olan ilişkimiz de tıpkı sevgililerimiz ile olan ilişkimiz gibi, içimizdeki yaralı çocuğun ortaya çıkarak, karar ve davranışlarımıza burnunu sokmasıyla oluşur.
Bu travmaları muhakkak bulup o çocuğun kendini daha sağlıklı şekilde ifade etmesine, topraklanmasına izin vermek gerekir. O çocuk, o ergen içimizde saklanmak yerine, ortaya çıkıp duygusunu temizleyebilirse, hayatımız çok değişebilir.
İşte o zaman, takıntılı aşklarımız sona erecek ve doğru kişiyle hayatımızı birleştirebileceğiz.
Bu konuyla ilgili, sosyal medya hesaplarımı, Instagram’ı ve canlı yayınımı takip etmeyi unutmayın. Daha fazla bilgi de alabilirsiniz.
Sevgimle,
Seda Diker
İlişki Koçu ve Yazar
Seda Diker’in son kitabı “Haydi Kavuş Artık” tüm kitabevlerinde seni bekliyor!

Bu kitapta;

– Kısa ve uzun topraklama tekniklerinin detayları ve inceliklerini,

– İnsanlık tarihinin en kadim bilgisi olan ama unutulmuş manyetik alanı kullanma yöntemlerini,

– İlahi adaletin nasıl işletilebileceğini öğreneceksin. Yaradan’ın gücünden daha üstün hiçbir gücün olmadığını tüm kalbinle hatırlayacaksın.

İşte bu kitap ile anlatılan bir hakikat yolculuğudur.

Aşka Düşmek Mi?

Hayır! Ayağa kalk!

Aşka Yükseliş Başlıyor.

Sohbet

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir