İlişkiler

Ayrılık Varsa Ne Yapmalı?

Yazar:  | 

Hepinize Merhaba,

Ayrılıktan ne kadar çok korkuyoruz, öyle değil mi?

Belki de adabıyla ilişkiyi yaşayabilsek, ayrılık da asla canımızı yakmayacak. Çok sevdiğim bir kadın arkadaşım, 6 aylık bir ilişki yaşadı. Adamı da tanıdım. Hatta eşimin de olduğu bir yemeğe çıktık birlikte. O gece muhabbet güzeldi. Arkadaşımın çok mutlu olduğunu görebiliyordum. Ama bir şey benim içimi kemiriyordu. Sanki adamda bir şeyler eksikti. Ne olduğunu adlandıramadım.

Eve döndükten sonra, eşimin de bir erkek gözüyle benimle benzer bir hisse kapıldığını fark ettim. Biz genelde arkadan konuşup da yorumlaşmayız. Sadece o gece, neyin eksik olduğunu bulamadık ve konuyu kapattık.

Aradan 3 ay geçti, ayrılık haberini aldık. Arkadaşım, bir anda biten ilişkinin seyri harika göründüğü için, neye uğradığını şaşırmıştı. Bir başka kadın mı vardı, yoksa gerçekten uyuşmazlık mı vardı, bilemiyorduk. Bu aşamada en doğru şeyin, sebebi adamın kendisine sormak olduğuna karar verdik.

Arkadaşım telefon açtı. Ama telefonlarına cevap alamadı. Daha sonra mesajlar attı. Bilinmezlik içindeyken, onu aklından çıkartamadığını, oysa ki sebebi bilirse, daha kolay kabullenebileceğini yazmıştı. “Senin benim duygularımı ortada bırakmayacağına inanıyorum” diye de bitirdi. Bu güzel mesaja bir cevap geldi. “Tabii, çok yakında bir kahve içer, bunları konuşuruz. Ben seni arayacağım.”

Ama 2 hafta geçti, 3 hafta geçti, ne arayan oldu ne de soran…

Yanlış olan ne?
Günümüzde, pek çok ayrılık, mesajlarla, telefon ya da sosyal medya üzerinden yaşanıyor. Genelde, erkekler sıvışıp sessiz kalıyor, kadınlar ise ağızlarına ne geliyorsa yazıp kuduruyorlar.

Ama gelin, biz öncelikle bunun sebeplerine bakalım. Yanlış olan şey, aslında ilişkinin temeli… Yani, biz toplum olarak öylesine yüzeysel sebeplerle bir insana yaklaşıyoruz ki, bu sebepler çok kısa sürede, hatta bazen gerçek bir ilişkiye dönemeden sona eriyor.

Bir kadının kaşı gözü, erkeğin parası, hatta kadının parası, kullandığı arabanın modeli, oturduğu mahalle, ev, hatta sadece evlilik niyetinin olup olmadığı bile bize yetebiliyor.

Bu kadar sığ başlamış bir görüşmede, duygu üreyemiyor. Çünkü benzeri şeyler başkalarında da var. Yani daha iyi arabası olan, daha güzel kaşı gözü olan bir anda elinizdekini alıp götürebiliyor. Bunlar öyle şahane kazanımlar değil.

Haydi diyelim ki, daha duygusal yaklaşıldı. Fakat bu kez de, duygularla oynandıktan sonra, insanlar saygısızca çekip gidebiliyor. Çünkü duyguların oluşması için zamana ihtiyaç vardır. Ama o zamanı ve emeği, görüşme sıklığını ya da heyecanı yaşayamamış bir çift için, duygular çok çabuk sönüveriyor. Öyle ikinci günden aşkımlar, birtanemler havalarda uçuşmamalıydı.

Duygu, önemlidir. Birinin duyguları ile oynamak, ‘AH’ almaktır. Muhakkak manevi bir borç getirir.

Nasıl eş seçmeli?
Her zaman bakmamız gereken pratik yöntemler var. Ama öncelikle cinsel uyumun, cinsel enerjilerin seviyesinin birbirine denk olması gerekir. Her aşkın temelinde cinsel uyum yatar. Eğer bu yoksa, o ilişki sönmeye mahkumdur.

Cinsellik iyi ise, kişiler birbirinin hatalarını affedebiliyor. Eğer değilse, gözünün üstünde kaşın var diyerek, sudan sebeplerle birbirlerine kızıyorlar.

Bir elektrik, hormonal bir uyum ya da kimyasal bir çekim bu işin temelidir. Geri kalan şeyler, amaçların uyumu, beklentilerin aynı olması, ve son olarak da aşırı kıskançlık, uyuşturucu/alkol/kumar gibi bağımlılıklar, şiddet, aşırı cimrilik olmayacak. Bu uyumlar olduktan sonra, kişiler birbirine  tam olarak odaklanacaklar. Beraberken, o telefon ve sosyal medya ele alınmayacak.

Bunlar tamamsa, bir süreliğine, uyum ve tanıma safhasıdır. Bu devrede beklentiye girilmeyecek. Ancak kişiler birbirinden huzur, coşku, tatmin, güven, heyecan alabiliyorsa, bu iş devam eder.

Eğer doğru seçimse
Eğer doğru kişiyi seçmişseniz, kişiler otomatik olarak başkalarına bakmazlar. Baksa bile, aynı yüksek tatmini başkasında yaşayamayacağı için, doğal yoldan size geri dönerler. Bir başkası da araya giremez.

Burada önemli olan, doğru seçimse, ilişki sizin hayat enerjinizi aşağıya çekmez. Psişik vampir olmaz. Tam tersine yularıya iter. Zaman içinde her ikinizin de parası, bereketi şansı artar.

Eğer yanlışsa, her şey batar. Hatta zengin başlanmış bir ilişki parasızlığa doğru düşebilir bile…

Ayrılığın adabı
Düzgün bir ilişki, tüm potansiyel mutluluklar yaşanıp tüketildiyse, bitebilir. O zaman da bunun adabı vardır.

Kişiler yüzleşmelidir. Birbirlerine ilk önce yaşadıkları hoşluklar için teşekkür etmeli, birbirlerinde en çok neyi sevdiklerini ve ne hediyeler aldıklarını anlatmalıdırlar. Daha sonra neyin bittiği, açık yüreklilikle söylenmeli, ve bitiş dürüstçe yaşanmalıdır.

Bu, her iki tarafın da, hatta duygusu yarım kalanın bile acısını neredeyse sıfırlar. Belki de 1-2 hafta içerisinde ayağa kalkarak yoluna devam etmesine yardımcı olur.

Bir sonraki hafta, psişik vampirleri ve ilişkilerde bundan korunma yollarınızı yazacağım.

Sevgimle,
Seda Diker
İlişki Koçu ve Yazar
Instagram: sedadikeratolyesi
Twitter: sedadikeratolye
Facebook: sedadikeratolyesi
Web adresi: www.sedadikeratolyesi.com

Seda Diker’in son kitabı “Haydi Kavuş Artık” tüm kitabevlerinde seni bekliyor!

Bu kitapta;

– Kısa ve uzun topraklama tekniklerinin detayları ve inceliklerini,

– İnsanlık tarihinin en kadim bilgisi olan ama unutulmuş manyetik alanı kullanma yöntemlerini,

– İlahi adaletin nasıl işletilebileceğini öğreneceksin. Yaradan’ın gücünden daha üstün hiçbir gücün olmadığını tüm kalbinle hatırlayacaksın.

İşte bu kitap ile anlatılan bir hakikat yolculuğudur.

Aşka Düşmek Mi?

Hayır! Ayağa kalk!

Aşka Yükseliş Başlıyor.

Sohbet

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir