İlişkiler

Aşktan korkmayın!

Yazar:  | 
Hepinize merhaba,
Aşık olmaktan, sevmekten korkanlar için söylüyorum. Ömrünüz boyunca hiç aşık olmadıysanız ya da olmaktan kaçınıyorsanız, ruhsal tekamül yolculuğunuz çok yavaşlayacak demektir. Her birimiz Rabb’e ulaşmaya çalışıyoruz, öyle değil mi? Ama bu yolculuk sırasında, kalbimizde İlahi Sevgi kapısını açamazsak, istediğimiz kadar ibadet edelim, bir yere varamayız.

AŞK NEDİR?

Bir gün çok değişik, ruhen cesur ve asi bir genç kadın koltuğuma oturarak bana bu soruyu sordu. Gözlerinde yaşlar vardı. Gözyaşı ona yabancıydı. Çünkü o daha çok istemediği bir durumun içinde kaldığında öfkelenmeye alışıktı. Tüm dünyaya hesabını sormaya, hakkını bağıra çağıra aramaya, ve sonra da bir kalemde silerek çekip gitmeye alışkındı.
Sevmişti. Hem de ne olduğunu anlayamadan aşık oluvermişti.
“İyi ya işte, istediğin bu değil miydi?” diye sordum.
“Evet. Ama bu denli acı çekeceğimi hiç düşünmemiştim” diye cevapladı.
“Peki neden acı çekiyorsun? Hesabını sormadın mı?” dedim. Genç kadın umutsuzca başını iki yana salladı:
“Hayır soramadım. Tüm dünyaya meydan okuyan ben, bu kişiye karşı son derece zayıfım. Asla bırakamıyorum.” Evet… Eğer siz de tüm dünyaya meydan okuyabilseniz de, ona karşı zayıfsanız, aşkın kapısı aralanmış demektir. Ama dikkat edin bunu bağımlılık ile karıştırmayın.
AŞK: Kalbinizdeki İlahi Sevgi ile bilinçaltınızdaki korkuların karışımıdır. Korkunuzun önemli bir bölümü karşı konulmaz bir cinsel çekim de getirir. Bu korkular, siz aşık olur olmaz hemen devreye girerler. Elbette size çekim yasası gereği ve hatta farkında olmadan verdiğiniz tüm yanlış tepkilerden dolayı, o korkuları yaşamaya başlar ve kehanetinizi gerçekleştirirsiniz.

KENDİNİZİ TEST EDİN

Ne kadar sevebiliyorsunuz? Aslında bunu bir düz çizgi gibi görün. Çizginin orta noktasında, İlahi Sevgi kapasiteniz, korkularınızla dengelenmiş olsun. Orta noktadan sağ uca doğru giderken İlahi Sevgi küçülüyor, yerini korkular alıyor. Daha çok sevişmek istiyor, daha çok tutku yaşıyorsunuz. Sola doğru giderken, sevgi ağır basıyor, korkular azalıyor. Korku ucuna doğru giderken, herkes farklı reaksiyonlar geliştirir. Bazısı bağımlı olur ve sevdiği kişiyi mesajlarıyla, ilgisiyle boğar. Çok büyük beklentilere girer, asla aldığı ilgiyle yetinmez.
Bazıları her şeye alınır, değersizleştirildiğini düşünür, küser. Sessizliklerle cezalandırır. Bazıları, sevdiği kişiyi hırpalar. Ona hakaretler eder. Kızar. Bağırıp çağırır. Ama bu kriz geçtikten sonra, müthiş bir ikileme düşer. Çünkü bu kez kalbindeki İlahi Sevgi tetiklenmiştir. O ise yaptıklarından pişman olur ama iş işten geçmiştir. Artık aşk bozulmaya, gevşemeye başlar.

İLAHİ SEVGİ NEDİR?

Bir insanı olduğu gibi hiç değiştirmeden sevebilmek, ona saygı duyabilmek, onun kararlarına kabul verebilmek, gerektiğinde özgür bırakabilmek, onun hayatıyla ilgili olmak, yardım istediğinde yanında olabilmek, merak ettiğinde onu arayabilmek ve tüm bunları sadece kalbindeki sevgiyle coşarak yapmak. Onu manipüle etmek, kendine nasıl bağlayacağını hesaplayarak değil.
İlahi Sevgi, aşık olduğunda, kalbindeki korkuları tek tek silmeye çalışmaktır. Bu korkular, senin nefsini tetikler. Nefsin, sana onu kendine daha da nasıl bağlayacağını bulmanı emreder. Bunun için oyunlar oynatır. Ancak bu sevgi değildir.
Korktuğumuzda verdiğimiz tepkilerin tamamı nefsimizi temsil eder. Bir insanın kendi nefsini görüp Rabb’ine kul etmesi çok zordur. Ondan vaz geçmesi çok zordur. Bu yüzden aşk, devreye girer. Allah aşk duygusunu öylesine vazgeçilmez kılmıştır ki, zorla da olsa nefsimizi görüp onun oyunlarını silmek zorunda kalırız. Bundan kaçamayız.

AYNALAR

Bir insanın ego / nefs adedi 100 olsa, kendisi normal zamanda bunların sadece 3-5 tanesini görür ve değiştirmeye çalışır. O da eğer iyi niyetli bir insansa… Diğer birkaç tanesini görse de üzerini kapatır.
Eğer aşık olursa, o kişinin kendisine aynayabileceği ego adedi, 30 civarındadır. Ve bu büyük bir rakamdır. Kişi aslında bu 30 egosal savunma mekanizmalarının tamamını bırakırsa, İlahi Sevgi’ye ulaşır.
Elbette ki bu rakamlar kuramsaldır. Ama aşkın neden İlahi Sevgi’ye giden yolculukta çok önemli olduğunu bize anlatıyor.
Sonuç olarak…
Aşktan kaçmayın… Cinsel arzuları yargılamayın. Onları doğru şekilde kullanırsanız, sizi İlahi Sevgi’ye götürecektir.

Seda Diker’in son kitabı “Haydi Kavuş Artık” tüm kitabevlerinde seni bekliyor!

Bu kitapta;

– Kısa ve uzun topraklama tekniklerinin detayları ve inceliklerini,

– İnsanlık tarihinin en kadim bilgisi olan ama unutulmuş manyetik alanı kullanma yöntemlerini,

– İlahi adaletin nasıl işletilebileceğini öğreneceksin. Yaradan’ın gücünden daha üstün hiçbir gücün olmadığını tüm kalbinle hatırlayacaksın.

İşte bu kitap ile anlatılan bir hakikat yolculuğudur.

Aşka Düşmek Mi?

Hayır! Ayağa kalk!

Aşka Yükseliş Başlıyor.

Sohbet

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir